Dış Genital Organ (Vulvave Vajen) Kanseri

Üzüm Gebelikleri
Ocak 19, 2019
Yumurtalık (Over) Kanseri
Ocak 19, 2019

Dış Genital Organ (Vulvave Vajen) Kanseri

VULVA KANSERİ

Kadın dış üreme organlarından vulva, büyük ve küçük dudaklar, klitoris ve vagen girişini içeren bölgedir. Kadınlardaki kanserlerin %3’ünü vulva kanseri oluşturur. En sık menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Büyük bir kısmı squamoz tipte kanserlerdir. Yani cildi de döşeyen çok katlı dokunun kanserleridir. En sık büyük ve küçük dudaklar tutulur. Ayrıca bazal hücreli kanser, paget hastalığı, melanom gibi cilt kanserleri de vulvada görülebilir.

Vulva kanserleri lokal olarak büyüyerek çevre doku ve organlarada hasara neden olurlar. İlk önce vulvada ülser şeklinde veya tümör şeklinde ortaya çıkabilir.. Zaman ilerledikçe vulva bölgesindeki diğer organlara , idrar yollarına, anüse, ve vaginaya ilerleyebilir. Bu arada kasık bölgesindeki lenf damarlarına ulaşarak oradan lenf nodlarına ve kan yoluyla da diğer uzak organlara vücuda yayılabilir.

Vulva cildinde sertleşme, kabarma şeklinde ortaya çıkar, çoğu kadın bu farklılaşmayı hisseder. Vulva cildinde renk değişikliğinin kanser olabileceği bilinmelidir. Vulva kanserlerinin ilk ve en fazla görülen bulgusu vulva bölgesinde görülen kaşıntıdır. Uzun süreden bu yana devam etmekte olan kaşıntı için çeşitli ilaç tedavileri denenmiş ancak şikayeti giderilememiş kadınlarda vulva kanseri olasılığı akla getirilmelidir. Vulvada görülen bazı cilt hastalıkları ileriki dönemlerde kansere dönüşebileceğinden dikkatli bir şekilde tanısı konulmalı ve takip edilmelidir. Ancak her kronik kaşıntının kanser olmadığının bir kez daha vurgulanması gerekir. Yine cinsel ilişki ve idrar yapma sırasında ortaya çıkan ağrılar, kötü kokulu akıntılar nadirde olsa ilk belirti olarak ortaya çıkabilmektedir.

Tüm kanserlerde olduğu gibi şüpheli bölgeden alınan örneklerin patolojik incelemesi ile tanı konur. Vulva kanserinden şüphelenildiğinde normal bir jinekolojik muayene masasında lokal anestezi altında acı hissetmeden alınacak biyopsi temel tanı yöntemidir. Gözle izlenmesi çok zor olan özellikle başlangıç aşamasındaki vulva kanserlerinin tanınması ve doğru yerden biyopsi alınmasını kolaylaştırmak amacı ile kolposkopi denen bir alet kullanılmaktadır. Kolposkopi, vulva bölgesini 10-40 defa büyüterek daha iyi bir inceleme olanağı sunar.

Temel tedavi yöntemi cerrahi olarak vulvanın çıkartılmasıdır. Bu işleme kasık lenf bezlerinin çıkartılması da eklenebilir. Cerrahi sonrası elde edilen bulgulara göre hastaya adjuvan denilen yardımcı tedaviler verilebilir. Bunlar genelde kemoterapi ve radyoterapinin birlikte kullanıldığı rejimlerdir.

Küçük tümörlerde ve uygun vakalarda dış genital bölgenin görünümünü korumak amacıyla daha sınırlı (koruyucu cerrahi) cerrahiler yapılabilir. Uygun vakalar seçildiğinde onkolojik açıdan güvenli tedavilerdir.